Sempati | En Geniş Kapsamlı Türkçe Hayvan Sağlığı Sitesi  VETERİNER | SEMPATİ - EVCİL HAYVANLAR İLE İLGİLİ HERŞEY - SEMPATİ - Sempati   by  S  E  M  P  A  T   İ  V  E  T

Ana Sayfa - Favori - Yardım   
Türkiye 'nin En Geniş Kapsamlı Evcil Hayvan Sağlığı Sitesi Sempativet.net

 Sempatik Duyurular Sempati Veteriner Kliniği | www.sempativet.com | Facebook | Twitter | Google+ | Youtube | Foursquare
Selçuklu / KONYA | 0332 233 43 83 | Çalışma Saatleri: Pzt-Cm: 09:30-20:00, Cmt: 09:30-21:00, Pzr: 10:00-19:00

Ana Sayfa 'ya Patile Sempatik Dostlarımız 'a Patile Sempatik Haberler 'e Patile Sempati Ekstra    SempatikCard 'lara Patile Sempatik Yazılar 'a Patile Sempatik Forum 'a Patile Sempati Veteriner Kliniği 'ne Patile

   Sempati Veteriner Kliniği VETERİNER
.
 

 Sempati Veteriner Kliniği Sempati Veteriner Kliniği

 Tel: 0332 233 43 83 - Konya

Sempati Veteriner Kliniği

 AfyonSempati.com

 AksarayVeteriner.com

 AnkaraSempati.com

 AntalyaSempati.com

 BeysehirVeteriner.com

 CeydaKurtaslan.com

 CihanbeyliVeteriner.com

 CumraVeteriner.com

 ErmenekVeteriner.com

 EskisehirSempati.com

 EvcilKonya.com

 IlginVeteriner.com

 IstanbulSempati.com

 IzmirSempati.com

 KampusVeteriner.com

 KaramanVeteriner.com

 KaratayVeteriner.com

 KonyaPet.com

 KoyaSempati.com

 KonyaVet.com

 KonyaVeteriner.com

 KuluVeteriner.com

 MeramVeteriner.com

 NalcaciVeteriner.com

 OnlineVeteriner.com

 Pet724.com

 Petimicin.com

 SelcukluVeteriner.com

 SelcukVeteriner.com

 Sempati.biz

 Sempati.info

 Sempati.me

 Sempati.mobi

 Sempati.name

 Sempati.org

 Sempati.tk

 Sempati.us

 Sempati.web.tr

 SempatiAfyon.com

 SempatiAnkara.com

 SempatiEskisehir.com

 Sempatigo.net

 SempatiHayvanHastanesi.com

 SempatiIstanbul.com

 SempatiIzmir.com

 SempatiKonya.com

 SempatiPetHospital.com

 SempatiPetMarket.com

 SempatiSamsun.com

 Sempativet.com

 Sempativet.info

 Sempativet.net

 Sempativet.org

 Sempati-Veteriner.com

 SempatiVeteriner.com.tr

 SempatiVeteriner.net

 SempatiVeterinerKlinigi.com

 SempatiVeterinerKlinigi.net

 SempatiVeterinerlik.com

 SempatiVeterinerPoliklinigi.com

 SempatiVeterinerPoliklinik.com

 Semvet.com

 Semvet.net

 SeydisehirVeteriner.com

 SilleVeteriner.com

 Smpt.info

 Veteriner.me

 Veteriner-Klinigi.com

 VeterinerKonya.com

 VeterinerR.com

 ZaferVeteriner.com

 

 
   Sempati Veteriner Kliniği Dost Klinikler
.
 

 Sempati Veteriner Kliniği Sempati Veteriner Kliniği

 Tel: 0332 233 43 83 - Konya

 
   Sempativet.net Sempativet.net
.
 

 ANA SAYFA

    Sempati Veteriner Kliniği

 DOSTLARIMIZ

    Sempatik Patiler

    Kaybettiklerimiz Anısına

    Dostlarımız Hakkında

 HAYVAN IRKLARI

    Köpek Irkları

    Kedi Irkları

    Tavşan Irkları

    Hamster Irkları

    Papağan Irkları

    Güvercin Irkları

    Yılan Irkları

    Kanarya Irkları

    At Irkları

    Balık Irkları

    Sığır Irkları

    Tarantula Irkları

 HAYVAN BURÇLARI

 HAYVAN İSİMLERİ

    Erkek Köpek İsimleri

    Dişi Köpek İsimleri

    Erkek Kedi İsimleri

    Dişi Kedi İsimleri

    Kaplumbağa İsimleri

 HABERLER

 SEMPATİ EKSTRA

    Masaüstü Patileri

    Winamp Arayüzleri

    Bilgi Yarışmaları

    Canlı Yayınlar

    Oyunlar

 E-CARD

 BİLGİ ANSİKLOPEDİSİ

    Köpekler

    Kediler

    Kuşlar

    Tavşanlar

    Ördekler

    Kemirgenler

    Kaplumbağalar

    Balıklar/Akvaryum

    Diğer Hayvanlar

    Barınaklar/Klinikler

    Genel Konular

 FORUM

    Köpekler

    Kediler

    Kuşlar

    Tavşanlar

    Ördekler

    Balıklar/Akvaryum

    Kaplumbağalar

    Hamsterlar

    Diğer Hayvanlar

    Farklı Konular

    Hayvan Sağlığı

    Evcil Arıyorum İlanları

    Evcil Veriyorum İlanları

    Kayıp Evcil İlanları

    Eş Arıyorum İlanları

    Kara Kaplı Defter

    Genel Konular

    Sohbet Odaları

    Oyun Odaları

    Tanışma Odası

    Site ve Forum Kuralları

 YARDIM

 REKLAM

 TELİF HAKKI




 

 

 

 

At Irkları - Sayfa 2 - Hayvan Irkları - Sempativet.net | VETERİNER - SEMPATİ VETERİNER KLİNİĞİ - EN İYİ EVCİL HAYVAN SAĞLIĞI SİTESİ - Hayvanseverlerin Sitesi *** Türkiye 'nin 1 Numaralı Evcil Hayvan Portalı ! *** Sempativet.net - Sempati Veteriner Kliniği - 0332 233 43 83 - konya, veteriner, Sempati Veteriner Kliniği, sempati veteriner kliniği
 At Irkları - Sayfa 2

AT IRKLARI - 2. Sayfa

 

HAFLINGER

 

Haflingerin tarihi ortaçağa dayanır. Belgeler şimdiki Avusturya ve Kuzey İtalya’da olan Güney Tyrolean Dağlarındaki bir tür Doğuya has yarış atından bahseder. Tyrol’deki köy ve çiftliklerin çoğuna sadece dar patikalardan ulaşılabildiğinden ulaşım ve yük taşıma için çevik ve yere sağlam basan atlara gereksinim duyuluyordu. Bölgede bulunan 1800lerin başlarından kalma resimler dik dağ patikalarından yük ve binicileriyle giden ufak , asil, kestane dorusu fındık kabuğu atların varlığını açıkça göstermektedir.

 

Günümüzün Haflinger’inin (Hafling bir Tyrol köyü adıdır.) ilk resmi belgesi 1874 yılında 249 Follie’nin bir damızlık aygırı olarak yarı-Arap aygırı olan 133 El Bedevi XXII ile yerel bir Tyrol kısrağından doğmasıdır. Tüm modern safkan Haflingerlerin orijini 7 farklı aygır çizgisi (A,B,M,N,S,ST ve W) ile doğrudan bu Follie isimli aygıra dayanır.

 

II. Dünya Savaşı boyunca ordunun yük atlarına olan ihtiyacı ve Haflingerin bu ihtiyacı karşılayabilecek olması nedeniyle türün üretiminde önemli değişiklikler yapılmıştır. Savaş sonrasında türün boyu ve saflığına geri dönüldü. Hem biniş hem de araba sürücülüğüne uygun olan, güçlü yapılı, sağlam kemik yapısıyla güçlü görünümlü ve karmaşık kişilikli ufak bir at türü oldu.

 

Haflingeri tek yapan ayırıcı özelliği onun altın sarısı rengi ile beyaz, uzun yele ve kuyruğudur. Ama en belirgin özelliği insanlara karşı sevecen, istekli ve affedici olmasıdır. Bu özelliği de yüzyıllar boyu sarp patikalarda ailenin her ferdine hizmet etmesiyle gelişmiştir. Haflingerler kolayca ailenin bir üyesi haline gelebilirler.

 

Avusturya’da Haflingerlerin sayısı hala çok önemlidir. Eyalet haralarının Avusturya’da türün kalitesini korumak için sahip olduğu aygırlar var. ABD’ye ilk Haflingerler 1958 yılında getirildi. Illinois bunları bir üretim programı başlatmak için Avusturya’dan Lipizzanlarla beraber ithal etti.

 

Modern Haflingerler günümüzde dünyanın her yerinde bulunurlar. Yük taşıma, hafif araba çekme gibi amaçların yanında western, dresaj, engel atlama, arazi binişleri, dayanıklılık ve atlı terapi amaçlarına da hizmet etmektedirler. Haflingerler boyutlarına göre şaşırtıcı derecede güçlü ve atletik olduklarından diğer cinslerle yarış halindedirler.

 

TÜRÜN ÖZELLİKLERİ

 

Haflingerler altın sarısından çikolata rengine kadar değişik fındık kabuğu rengindedirler ve yele ve kuyrukları da daha açık renkte beyaz ile soluk sarı arası olur. Boyları 138-150cm.’dir. Atın büyük gözlü, anlamlı bir baş; biçimli bir gövde ve ne çok kısa ne de çok dik olan biçimli bir sağrıyla uyumlu ve zarif bir dış görünümü olmalıdır. At adaleli olmalı ve belirgin ve biçimli eklem yerleriyle düzgün ve doğru bacak yapısına sahip olmalıdır. Damızlık aygırların hatasız erkeksi özellikleri ve damızlı kısrakların da belirgin feminen özelliklere sahip olmaları gereklidir. Baş gövde ile orantılı, asil ve eğimli olmalıdır. Gözler geniş ve ileridedir. Burun delikleri açık ve geniştir. Boyun orta uzunluktadır ve başa doğru daralır.

 

Bacaklar net ve eğimli eklemlere sahiptir ve 4 ayak da eşit basar. Önden veya arkadan bakıldığında bacaklar düz olmalıdır. Diz geniş, düz ve hocklar da güçlü ve geniş olmalıdır. İncikler uzun ve iyi gelişmiş, tırnaklar da yuvarlak ve sert olmalıdır.

 

Haflingerin canlı, istekli, yere emin basan ve ritmik yürüyüşleri vardır. Adeta rahat, enerji dolu, gururlu ve ritimlidir. Süratli ve dörtnalda ise elastik, canlı, atletik ve kendini taşıyan ritmik bir yürüyüşü vardır. Süspansiyon hareketlerinin ayırt edilebildiği dengeli bir aksiyonu vardır. Yüksek itiş gücüyle arka ayaklar aktif olarak çalışır. Bu itiş gücü elastik sırt ile serbest hareket eden omuzlara ve ön ayaklara taşınabilir. Hafif bir diz aksiyonu istenir. Özellikle dörtnal oldukça ileri-yukarı hareketli olmalıdır.

 

Türün özellikleri Dünya Haflinger Federasyonu ve Tyrollü At Yetiştiricileri Derneği tarafından belirlenmiştir.

 

HANOVERIAN

 

TÜRÜN TARİHÇESİ ve ORİJİNİ :

 

Hanoverian, engel atlama, dresaj, konkur komple gibi binicilik dallarına yönelik olarak yetiştirilen ılık kanlı bir attır. Bu cins eski Hannover Krallığı'nın bulunduğu Kuzey Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde ortaya çıkmıştır. Eyalet harası 1735 yılında kurulmuş ve resmi kayıtlara 1888 yılında başlanmıştır. Şövalyelik ve çiftçilik için kullanılan atların kalitesinin arttırılması amacıyla Thoroughbredler yerel kısraklar ile çiftleştirilmiştir. Yıllar sonra daha atletik binek atına duyulan ihtiyaç nedeniyle uygun olan diğer cinsler tanıtılarak Hanoverian atı oluşturulmuştur.

 

Bu at cinsleri arasında Arap atları ile Trakehner atları da bulunmaktadır. Yetiştirme stoku atletik yapılı, kabiliyetli, düzgün vücut yapısına sahip, eğitilebilir ve iyi mizaçlı atlardan seçilmiştir. Hanoverian cinsi atlar doğal bir emplüsyona sahiptir. Hafif ve elastik hareketleri ile yere sağlam basan adetası, ayaklarını karnına çekerek yaptığı süratlisi, yuvarlak ve ritmik dörtnalı vardır. Hanoverian atlarının yarışlarda yakaladığı başarılar yetiştirme programının iyi olduğunu kanıtlamıştır. (1992 Olimpiyatları'nda 13 madalya, peşpeşe 4 Dünya Yetiştiricilik Şampiyonası ödülü, dresajda ve engel atlamada 5 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya)

 

 

 

HOLLANDA ATLARI

 

 TÜRÜN TARİHÇESİ ve ORİJİNİ :

 

Hollanda atları ılık kanlı spor atı cinsidir. Bu tür atlara soğukkanlı atlar (koşum atları) ile Thoroughbred ve Arap atı gibi sıcakkanlı atlardan farklı oldukları için ılık kanlı denmektedir. Spor atı deyişiyse cinsin kullanım alanını belirlemektedir. Dresaj ,engel atlama , konkur komple ve at arabası yarışları gibi belli başlı uluslararası binicilik disiplinlerine yönelik olarak kullanılmaktadır. Birçok ılıkkan cinslerinin gelişimine hala devam edilmektedir. Aslında bu tür atlar Thoroughbred ,Arap atı, Morgan atı, Selle Français atları gibi safkan bir cins değildir. Farklı türlerin birleşimi olarak ortaya çıkmışlardır. Bunun sebebi ise her türün farklı karakteristiklerini ayrı bir cinste birleştirmektir. Hollanda ılık kan atları, Alman, Fransız ve İngiliz atları ile yerli Hollanda atlarının seçici çiftleştirilmesi sonucu ortaya çıkan modern bir spor atıdır. Hollanda ılıkkan atlarının kökeninde iki farkı bölge yer alır: Gelderland ve Groningen. Gelderland , Hollanda'nın merkezinde yer alır. Toprağın kumlu olması nedeniyle bu bölgede daha hafif atlar gelişmiştir. Groningen ise toprağın daha ağır ve sert olduğu bir bölge olduğundan daha ağır atlar yetişmiştir. Groningen yetiştiricileri atların daha rafine olması için Gelderland atlarını kullanmış, Gelderland yetiştiricileri ise atlarına daha iri bir yapı kazandırabilmek için Groningen kanını kullanmışlardır.

 

Hollandalı çiftçiler hayatlarını atlarla kazanırlardı. Dolayısıyla at yetiştirme tekniklerini uzun zamandır kullanıyorlardı. Çiftleşme sonucu atların karakterlerinde oluşan bozulmalar ve hatalar anında telafi ediliyordu. Binicilik ve at malzemelerin yaygınlaşması ile atlar çiftliklerde bakılmaya başlandı. Binicilik klüplerinin sayılarının artması ile de spor atlarına olan ilgi düzenli olarak arttı. Bunun sonucu olarak da Hollandalılar spor atı üretmeye başladılar. Thoroughbred aygırlarının yanı sıra Fransız, Holsteiner, Honeverian aygırları kullanıldı. Stilli koşum atları oluşturmak üzere Hackney atları da kullanıldı. Diğer yetiştiriciler geleneksel Gelderland koşum atlarını yetiştirmeye devam ettiler. Sonuç olarak modern Hollanda ılıkkan atları 3 kategoride toplanmaktadır: Spor atı, koşum atı, geleneksel Gelderland atı.

 

Hollanda atlarının güzel bir vücut yapısı vardır. Vücut yapılarının yanı sıra güzelliği ve çekiciliği Hollandezlerin ününü arttırmıştır. Oldukça kısa bir zaman içinde modernize edilen Hollanda spor atları uluslar arası müsabakalarda da önem kazanmıştır. Karakterleri, atletik yetenekleri ve sağlamlıkları ile ünlü atlar dünyanın her bir köşesine ihraç edilmiş, değişik ülke bayrakları altında uluslar arası şampiyonlar çıkarmıştır.

 

TÜRÜN ÖZELLİKLERİ

 

Hollanda ılık kan atları yaklaşık 162 cm boyunda olup bazıları 170 cm kadardır. Genellikle doru, al, yağız veya kır olup alınlarında veya bacaklarında beyaz işaretler vardır. Başın iyi bir şekli olup profilden bakıldığında düzdür. Boyun kavisli ve kaslı , sırtı düz ve oldukça uzundur. Kuyruk yüksektedir. Göğsü derin ve kaslı omuzlarının ise iyi bir açısı vardır. Bacakları uzun, sağrıları güçlü ve kaslıdır. Bu özellikleri Hollandalıların çiftlik atlarından gelmekte olup güçlü hareketler için gereklidir. Hollandezler hevesli, cana yakın, güvenilir ve akıllı olmaları ile tanınırlar.

 

HOLSTEİNER

 

TÜRÜN TARİHÇESİ ve ORİJİNİ :

 

Holsteiner, Almanya’nın kuzey bölgesi olan Schleswig-Holstein’da 13.yy.dan beri süren sistematik üretimin bir ürünüdür.Bu bölge Almanya’nin en başarılı at üretim bölgelerinden biri ve Holsteiner da Almanya’nın en eski sıcakkanlı cinslerinden biridir.Holsteiner’ın atalarının izleri Napolitan,İspanyol ve doğudaki damızlık tesislerine dayanır.Buralarda bölgenin yerel damızlıklarıyla dikkatli bir melezleme yapılmıştır.Bu at türü Alman çiftçiler tarafından gücü,sağlamlığı ve güvenilirliği ile değerlendirilirken ordu tarafından da bu değerlendirme cesareti ve yeteneğine bağlı olarak yapılmıştır.

 

Holsteiner üretiminin ilk yazılı kayıtları 13.yy.a dayanır.Holstein ve Storman kontu 1.Gerhard ,Uetersen’deki manastıra manastır civarındaki özel mülklü arazilerin otlatma haklarını vermiştir.Rahipler, manastırların özelliklerinin özel arazi sahiplerine devredildiği Reform dönemine kadar iyi nitelikte atların üretimine devam etmişlerdir.Bu atların hem çiftlikteki önemine hem de güvenilir savaş atı olma özelliklerine dayanarak arazi sahipleri de rahiplerin başladığı işi devam ettirmişlerdir.

 

Bu cinsin niteliklerini garanti altına almak için 1686 kanunlarının Schleswig-Holstein’a geçmesi ile iyi üretimin yapılması cesaretlendirilmiştir.1797’de 10000’in üzerinde atın ihraç edilmesiyle 17. ve 18.yy.larda bu cinsin ünü tüm Avrupa’ya yayılmıştır.

 

Savaş atlarına olan ihtiyacın azalmasıyla beraber İngiliz Yorkshire Araba atları ve Cleveland Bay atları 19.yy.da kaliteli yüksek adımlı yük atlarının üretimi için kullanılmışlardır.2.Dünya Savaşı sonrasında bu cinsin Thoroughbred kanıyla tanışması ile beraber Holsteiner’ın eşsiz karakterine zerafet ve atlama yeteneği de eklenmiştir.Bu cins muhteşem Alman spor atlarından biri olarak ortaya çıkmıştır.Özellikle atlama,dresaj,driving ve eventinge için uygundur ve ayrıca diğer sıcakkanlı cinslerin gelişiminde de etkili olmuştur.

 

Günümüzde Holsteiner’ın , Olimpiyat oyunları ve Dünya Şampiyonaları dahil birçok uluslararası eventing ve driving müsabakalarında ilk onda yer aldığı görülmektedir.

 

TÜRÜN ÖZELLİKLERİ: 

 

Genel olarak Holsteiner dorudur.Çok az beyaz işaretleri olması hatta hiç olmaması tercih edilir.Dengeli bir attır.16-17 hand uzunluğundadır.Açık dörtnalı ve doğal,elastik hareketleri vardır.Büyük,güzel gözlerle sevimli başı,güzel kavisli bir boynu ,(withers) üzerinde yükselmesiyle zarif,hafif ve kendini taşıyan bir görünümdedir.Rahat ve istekli mizacı , iyi bir karakter ve iş yapmaya olan hevesi ile bütünleşmiştir.

 

Üretimde kullanılan damızlıkların kalitesi yıllık damızlık denetimleriyle ile sağlama alınmıştır.Atların sınıflanması ve bunlara değer biçilmesi kaliteye ve üretim havuzuna yaptıkları katkı potansiyeline bağlı olarak yapılır.Aygırlar için damızlık kitabına girişi için araştırılması bunların tamamen onaylanmış aygır olmaları yolundaki ilk adımdır.Aygırın bir 100 günlük test süresince veya spor müsabakalarında atletikliğini göstermesi beklenir.Yavruları da ayrıca kalite ve genetik bozukluklar bakımından araştırılır.Ancak bundan sonra bu aygıra hayat boyu üretim lisansı verilir. Aynı zamanda kısraklar da araştırılır ve yeterli kalitede olanlar 3 damızlık kitabından birine girebilirler.

 

İRLANDA ATI

 

TÜRÜN TARİHÇESİ ve ORİJİNİ :

 

İrlanda atının tarihi , tarım alanında olduğu kadar , savaşlardaki başarılarına da dayanır. MÖ. 1'de yazılmış olan "cuchulain" destanı bu atı güçlü araba atı olarak tanımlar. 12. yüzyılda İrlanda'ya gelen Anglo-Norman'lar beraberlerinde güçlü savaş atlarını da getirdiler. Daha sonraları, 16. yüzyılda güney İrlanda ile İspanya arasındaki ticaret sonucu yerli atlara İspanyol kanı karıştı. Ortaçağ boyunca çok sayıda İrlanda atı , Avrupa ordularına ihraç edildi. 1. Dünya savaşı sonlarına kadar bu atların binlercesi savaşlarda ön saflarda hizmet ettiler. 1850-1950 yılları arasında İrlanda atı şekil alarak günümüzdeki İrlandez halini aldı. İrlanda'da tarım , Avrupa'nın gelişmemiş bölgelerinde de ağır yük atlarına olan talepteki azalma bu atlara ilgiyi azalttı. Bunun yerine İrlandalı çiftçiler , tarlada çalışabilecek ve aynı zamanda araba çekebilecek , hem de tilki avına gidebilecekleri atlara ihtiyaç duydular. Avlanan çiftçiler , tüm gün yol alabilecek ve karşılaştıkları her engelin üzerinden atlayabilecek atlar istediler. Yüzyıl boyunca iyi kemik yapısı , dayanıklı , ilginç atlama kabiliyeti olan , oldukça sağlam ve hassas bir at cinsi üretildi. Thoroughbred'le karıştırıldığında bu özellikleri sağlayan , dünyaca ünlü İrlandez avcısı ortaya çıktı. Bu karışım günümüzde İrlandez spor atı olarak bilinir ve temsilcileri tüm dünyada altın madalyaları , grand-prix'leri kazanmaktadır. Ne yazık ki , bu başarı İrlanda soğuk atının çöküşüne izin vermiştir. Çiftliklerdeki makineleşmenin artması , avcı ve spor atlarına olan dünya çapındaki talep bu cinsi soyunun tükenmesi eşiğine getirmiştir. Bu İrlandalı çiftçi için , iyi bir İrlanda kısrağını bir Thoroughbred'e sonrada bir safkan aygırına çekmek daha karlı hale gelmiştir. İrlanda soğuk atı sosyetesinin planlı çabalarına rağmen , dünya çapında sadece 2000 safkanıyla beraber bu cinsin devamlılığı tehlikeli hale gelmiştir.

 

TÜRÜN ÖZELLİKLERİ:

 

İrlanda soğuk bölge atı , özü ve kalitesiyle aktif ve güçlü bir attır. Adından anlaşılacağının aksine iri ve çok tüylü değildir. Duruşuyla , güçlü sağrısıyla heybetli görünümdedir. Zeki ve nazik , doğası ile hassas ve uysal yapısı dikkat çeker. Hareketleri yumuşak ve serbest olmasına rağmen abartılı değildir. Kır dahil olmak üzere her renkte olabilir. Kemik yapısı sağlam ve güçlüdür. Ortalama boyları ; 153 - 163cm. yüksekliğindedir.

 

DEĞERLİ İRLANDA ATLARI

 

KİNG OF DİAMONDS :

 

İrlanda atının her ailesi atlama ve konkur komple atları üretmiş olsa da hiçbiri King of Diamonds kadar sürekli başarı sağlamamıştır. Bu kestane doru aygır , Ruby'nin yavrusu Errigal'dendir. 1990 - 1995 yılları arası dünya atlama dereceleri klasmanında 7. sıradadır. Uluslararası engel atlama atları olan Special Envoy , Hill , Pearl ve Millstreat Ruby King of Diamonds'dan üretilmiştir. King of Diamonds üzücü bir şekilde ölmüş olsa da , arkasında sürekli olarak dünya sınıfı atları üreten birçok tay bırakmıştır.

 

CLOVER HILL :

 

Golden Beaker'in tayı olan bu doru aygır, 1990 - 1995 yılları arası Dünya atlama dereceleri klasmanında 16. sıradadır. Dünya sınıfı taylarından ; Cagneys , Skyviews ve Flo Jo Clover Hill'dan olma taylardır ve günümüzde atlama atları üretmeye devam etmektedirler. Kuşkusuz spor atı üretimi üzerindeki etkileri uzun yıllar boyunca devam edecektir.

 

 

 

LIPIZZAN

 

TÜRÜN TARİHÇESİ :

 

Lipizzan atları 400 yıldan uzun süredir uygulanan seçici bir yetiştirme programını yansıtır. Dünyanın dört bir yanından seçilen iyi kalite atlardan oluşmuştur. Güzellik ve zarafetin yanısıra cesaret, kuvvet, yetenek, iyi mizaç ve aklın nadir bulunan bir kompozisyonunu sergilemektedir. Lipizzanlar ilk olarak 1580 yılında Arşidük II.Charles'ın Lipizza'da bir hara kurarak İspanyol, Andalusian, Barb ve Berber cinsi atları ithal etmesiyle yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu atlar yerel Karst atlarına çekilmiştir. Yerel Karst atları beyaz, küçük , yavaş ve sert atlardır. 1700'lerin sonunda Napolyon Savaşları sırasında atlar üç kere yer değiştirdiler. Bir süre atların mülkiyeti Napolyon'a geçti. Napolyon Arap aygırı Vesir'i Lipizzanlara çekti. 1807-1856 yılları arasında 7 Arap aygırı türün gelişimi için kullanıldı: Siglavy,Tadmor, Gazlan, Saydan, Samson, Hadudi ve Ben Azet. 1792-1815 yılları arasında iki Lipizzan kolu olan Maestosa ve Favory, Kladruby atları ile çiftleştirildiler. 1880 yılında Lipizza Harası'nda 341 adet Lipizzan atı bulunmaktaydı. 18. ve 19. yy.da kullanılan tüm Lipizzan damızlıklarından sadece 6 tanesi orijinal aygır kolu olmuştur: 1.Dünya Savaşı sırasında yetiştirme merkezi Viyana yakınlarındaki Laxenburg'a yerleşti. Taylar ise diğer kraliyet harası Kladrub'a yerleştirildi. 1. Dünya Savaşı sonrasında Orta Avrupa yeniden organize edilirken Avusturya- Macaristan İmparatorluğu iki yeni cumhuriyete bölündü ve her devlet bir önceki monarşinin sahip olduklarının mülkiyetini aldı. Lipizza Kraliyet Harası(1580-1916) yetiştirme programı 3 farklı ülkeye bölünmüş oldu.

 

Bu yıllarda sadece 208 Lipizzan'ın kaldığı bilinmekte olup büyük kısmı (109 at) Lipizza kentine sahip olan İtalya'da kalmıştır. 1913-1915 tayları ise Çekoslavakya'nın sahip olduğu Kladrub'da kaldı. Kalan atlara ve İspanyol Binicilik Okulu aygırlarına 1919'da Avusturya sahip oldu. 1. Dünya Savaşı'nı takiben İtalya, Çekoslavakya ve Avusturya'nın yanı sıra Macaristan, Romanya ve Yugoslavya'da Lipizzan atı yetiştirmeye devam ettiler. 1943'de Lipizzan cinsi soyunun tükenmesi tehdidiyle karşılaştı. Avusturya, İtalya ve Yugoslavya'daki kısrak ve taylar Çekoslavakya'daki Hostau bölgesine Alman komutası altında transfer edildi. Dönemin İspanyol Binicilik Okulu müdürünün çabaları neticesinde okul kurtarıldı fakat; 1955'e kadar damızlık aygırlar okula geri verilmedi. Dünyada 3000'den az saf kan Lipizzan'ın bulunduğu göz önüne alındığında türün seyrek olduğu söylenebilir. Her geçen yıl doğan tay sayısı da azalmaktadır. Lipizzan atlarının safkanlığının korunması için büyük çaba gösterilmektedir. At sahipleri ve yetiştiriciler türün az olması, kültürel önemi, romantik tarihi, güzelliği, uyumu, atletik yürüyüşleri nedeniyle bu atlara ayrı bir değer vermektedir.

 

TÜRÜN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ :

 

Lipizzan atları uzun olmamasına rağmen (en irisi 160cm. kadardır.) gururla kendini taşıması, kaslı ve elastik vücudu, güçlü hareketleri onların olduklarından daha uzun ve iri görünmelerini sağlar. Geç olgunlaşır ve uzun yaşarlar. (çoğu zaman 35 yıl ve fazlası) Doğdukları andan itibaren zarafet ve asalet sergilerler.

 

Yağız veya doru olarak doğar, 5-8 yaşlarında beyaz olurlar. Aslında demir kırdırlar ancak; koyu renk derileri beyaz tüylerle örtüldüğünden yara veya ıslaklık olmadığında beyaz görünürler. Gelişimini ancak 10 yaşına kadar tamamlayan bu atlar 1 yaşındayken aynı yaşlı bir Thoroughbred ile kıyaslandığında oldukça küçüktürler. Vücut yapıları 3 yaşında ancak kendini gösterir. 3 yaşına kadar hiçbir turistin onları göremeyeceği Alp Dağları'na gönderilir ve 3 yaşında ancak doğdukları andaki zarafeti sergilediklerinde insan önüne çıkarlar. Güçlü ve sağlam olduklarından nadiren topallık gösterirler. Yemlerindeki ve çevre koşullarındaki değişimlere anında adapte olurlar. Lipizzanlara binmek yumuşak sırtları ve canlı adımları ile bir keyiftir. Güçlü sağrıları sayesinde kendilerini doğal bir denge ile taşırlar. Doğal bir ritm duyguları vardır. Eyer vurulduğunda oldukça sakin ve tutarlıdır. Aygırlar, kısraklara göre idare edilmesi daha kolay atlardır. Aygırlar, binicilerine bir kez saygı duydu mu bu duygularını kaybetmezken kısraklar daha patroniçe tavırlı olduklarından zaman zaman onlara binicisine üstünlük sağlayamayacağı hatırlatılmalıdır. Bir Lipizzan atı ürktüğünde herhangi bir korku veya panik duygusu yoktur. Çifte atmaz, binicisini fırlatmaz; aksine kendini toplar, ardlarını vücudunun altına getirir, sırtı yükselir ve binicinin eyerde daha güvenli oturmasını sağlar. Boynu kavislenir ve binicisine dizginleri toplaması için ısrar eder. binicisinden komut bekler. Eğer binici bir parça dizgin verirse piaf birden pasaja dönüşür. Bu hareketi doğallıkla yaparlar. Lipizzan başlangıç seviyesindeki bir biniciyi bile saygı duyulan bir binicilik ustasıymış gibi hissettirir. En tecrübesiz binici bile saygıyla komut verdiğinde yürekle ve istekle tepki verir. Ancak "at attır!" diye düşünen ve Lipizzanı'ı sindirmek veya ona zorbalık etmek isteyen insanın vay haline! Gerçekten korktuklarında veya adalet duyguları vahşilikle tahrik edildiğinde karşısındakinin gözünün içine bakar ve savaşa hazırlanır. (400 yıl önce yetiştirilmelerinin gerçek amacı)

 

 MORGAN ATI

 

Amerikan Morgan atının kökü çok ilginçtir ki sadece bir tek aygıra dayanır: Justin Morgan. Bu aygır 14 el uzunluğunda olmasına karşın ağırlık-çekme yarışlarında ağırlığını gösterir.

 

Justin Morgan 1789 yılında Figure adlı bir tay olarak dünyaya geldi ve daha sonra kayıtlı ilk sahibinin adıyla anılmaya başladı. Bu kişi Vermont’taki bir çiftlik sahibi ve aynı zamanda müzik öğretmeni ve kilise yöneticisiydi. Kayıtlı belge olmamasından dolayı Justin Morgan’ın nasıl üretilip yetiştirildiği konusunda kesin bilgiler yoktur. Olası iddialara göre bu aygır Thoroughbred, Arap, Welsh Cob ve Hollandez ırklarının atasıydı. Ufak yapısına karşın (400kg.dan daha hafifti.) Justin Morgan’ın oldukça kuvvetli bir iş atı olarak tanınması ve sahiplerinin başarısı için çok fazla çalıştırılması tartışma yaratmıştır. Ağır iş atı gibi saban çekmekte ve kereste işlerinde kullanılırdı ve kütük çekmek konusunda ağırlığının neredeyse iki katı olan rakiplerine rağmen yenilmezdi. Müthiş dayanıklı, güçlü ve dinç bir babaydı. Güç, dayanıklılık, hız ve sakin mizacı yavrularına da geçmiştir. Erkek taylarından 3 tanesi cinsin gelişiminde oldukça etkili olmuştur: Sherman Morgan(1808), Woodbury Morgan( 1816) ve Bulrush Morgan( 1812)

 

Sherman Morgan kanından gelen atlar mükemmel koşum atları olmalarıyla dikkat çekmişlerdir ve Amerika’daki diğer cinslerin ( Quarter, Saddlebred, Standardbred, Tennessee) üretiminde önemli etkileri olmuştur.

 

Woodbury Morgan kanından gelenlere ise binek ve tören atı olarak talep olmuştur. Bulrush Morganları da süratlideki hızlarıyla dikkat çekmişlerdir.

 

Diğer cinslerde olduğu gibi Morgan atı da motorlu ulaşımın yaygınlaşmasıyla önemini yitirmiştir. Ancak 1999’da kurulan Morgan At Klübü’nün istekli üyeleri sayesinde bu tür kurtulmuştur. Günümüzde ABD’ye ek olarak Kanada, İngiltere, Avustralya, İspanya, Yeni Zellanda, Almanya, İtalya ve İsveç’te Morgan Klüpleri görülür. Bu klüpler sayesinde Morgan atı sayısı da giderek artmaktadır. Bu atlar gösteri atı olarak bulundurulmasının yanı sıra sürek avı, dresaj ve atlı araba yarışları gibi disiplinlerde de kullanılır.

 

Türün Özellikleri

 

14,1-15,2 el uzunluğunda genellikle doru, kestane doru, yağız renklerindedir. Baş haricinde diz veya tırnakta beyaz işaretlere olmamalıdır. Profilden bakıldığında düz veya hafif eğimli başı, öne doğru geniştir. Büyük gözleri, kısa ve dik kulakları, hafif açılı boynu, eğimli omuzları vardır. Sırt uzunluğu kısadır. Sağrısı kaslıdır ve kuyruğu yukarıdadır. Düz ve kuvvetli bacakları kısa ve ince kemik yapısına sahiptir. Uzun ve eğimli inciği hafif ve elastik bir yürüyüş sağlar. Yumuşak ve gür kuyruk ve yeleye sahiptir.

 

İlginç Olaylar

 

Yüzbaşı Myles Keogh’un bindiği “Comanche” adında bir Morgan atı 1876 yılında yapılan Little Big Horn savaşından Kızılderililer haricinde sağ çıkmayı başaran tek canlıdır. Çok fazla yara almış olmasına karşın yaşamayı başarmış ve 29 yaşında yaşlı bir at olarak hayata veda etmiştir.

 

 QUARTER (ÇEYREK) ATI

 

Bu tür adından da anlaşılacağı gibi kısa mesafe(çeyrek mil) yarışlarında ustadır. Kökeni İspanyol akıncılar tarafından Amerika’ya getirilen atlara dayanır. 17. ve 185.yy boyunca doğu bölgelere yerleşen kişiler yerel İspanya kökenli atları kendi ithal ettikleri atlarla çiftleştirerek her tür iş için uygun olan ağır çalışabilecek bir tür üretmek istediler. Bu atlar buradaki kişilerin sağ kolu haline geldi. Batıya doğru yayılım olmasıyla sığır çobanlığı günlerinde oldukça gerekli oldular. En gerekli özellik sığırların arkasında atletik ve cesurca çalışabilecek atlar olmalarıydı. Zamanla bu atlar “sığır hissi” geliştirerek bir sığırın hareketlerini taklit eder oldular.( durup aynı hızla geri dönebilmek...)

 

İngilizlerin yarışlara olan artan merakı sonucu bu atlar emprovizasyon müsabakalarında yarışmaya başladı: düzlükte bir çift atın birkaç yüz yard boyunca hızla koşabileceği müsabakalar. Quıarter atı sağrısını oldukça kuvvetlendirdi. Durduğu yerden kısa mesafede en yüksek hıza ulaşabildiler. Thoroughbred yarışları başlayınca Quarter at yarışlarına ilgi azaldı. Sonraları sanayileşme ile çiftçilikte atın önemi azaldı ve bu tür de iş atı olmaktan çıkmış hobi atı haline geldi.

 

Günümüzde Quarter atı Western tarzı müsabakalarda oldukça popülerdir: varil yarışı, rodeolar ve kısa mesafe yarışları. Bu spordaki büyük ilgi sayesinde bu atlar büyük amaçlar için çeşitli dallarda yarışmaktadırlar.

 

Türün Özellikleri:14,3-16 el uzunluğundadırlar ve her renkte olabilirler. Kısa ve geniş bir baş yapısı, ufak burnu, büyük ve zeki bakışlı gözleri, orta uzunlukta ve kalkık kulakları, uzun ve elastik boynu, yuvarlak omuzları vardır. Göğsü ve karnı geniş, sırtı kısadır. Büyük, derin, ağır ve kaslı bir sağrıya sahiptir. Bacakları kuvvetlidir. Diz Eklemleri geniş ve yere yakındır. İncik kemiği orta uzunluktadır. Tırnakları dikdörtgen biçimli, derin ve geniştir.

 

İlginç Olaylar: Amerikan Quarter Atı Derneği 1940 yılında kurulmuştur ve kayıtlı olarak dünyadaki en çok sayıda at bu cinstendir. Listede 2 milyondan fazla at bulunmaktadır

 

OLDENBURG

 

TÜRÜN TARİHÇESİ VE ORİJİNİ

 

Oldenburg atları Almanya’nın kuzey bölgesinde yetiştirilmektedir. Bu bölgede eski Oldenburg Krallığı bulunmaktaydı. Oldenburg atı Avrupa’nın en eski ılıkkan türlerinden biridir. Oldenburg atlarının gelişimi Herzog Anton Günther Von Oldenburg’un çalışmaları sayesinde olmuştur. Çalışmalarını 16. yüzyılda yapmıştır. Friesian türü kısraklar ile İspanya ve İtalya’dan seçkin aygırlar kullanılarak yeni bir cins ortaya çıkmıştır. 1960’lı yılların başlarında Alman Oldenburg yetiştirme birliği modern bir binek atı cinsi üretme kararı almış ve detaylı bir çiftleştirme programı uygulamıştır. Temel amaç spor atı yetiştirmek olmuştur. Yeni yetiştirme programının ilk aşamasında Oldenburg kısrakları en iyi Avrupa Thoroughbred aygırları ile çiftleştirilerek cinsin rafineliği sağlanmıştır. Bu çiftleşmeden oluşan kısraklar Avrupa’nın en iyi binek atları olan Anglo-Norman , Trakehner ve Anglo-Arab’lar ile Hanoverian , Holsteiner , Westphalian ve Hollandez aygırları ile çiftleştirilmiştir. Bu üretimin sonucu oluşan Oldenburg’lar dünyanın en modern , başarılı spor atlarındandır. Günümüzün atlarından Weihaiwej (Franke Sloothak binmiştir) ,Lady Weingard (Marcus Beerbaum binmiştir), Bonfire (Anky van Grunsven binmiştir) Oldenburg spor atlarının başarısını sergilemiştir.

 

TÜRÜN ÖZELLİKLERİ

 

Yetiştirmenin amacı asil, dinamik, elastik hareketleri olan ve karakter olarak çok amaçlı biniş (dresaj, engel atlama, konkur komple, avcılık sınıfları ) için uygun bir tür oluşturmaktı. Aynı şekilde tüm dünyada spor atı yetiştiriciliğinin ortak hedefi de budur. Oldenburg atının başı büyük ve asil, boynu uzundur. İyi bir baş-boyun bağlantısı vardır. Omuzları uzun ve doğru bir açı ile iyi bir pozisyondadır. Eyeri ve biniciyi doğru pozisyonda tutabilmek için cidagonun iyi gelişmiş ve yeterince uzun olması gereklidir. Oldenburg atlarının cidago boyu 160-163 cm.dir. Güçlü bir sırt yapısı vardır. Bacakların iyi bir kas yapısı , gelişmiş eklemleri , iyi yapılanmış tırnak ve kemikleri bulunmaktadır. Ön bacakların önden ve yandan bakıldığında düz olmalıdır. Aynı zamanda arka bacaklar da arkadan bakıldığında düz olmalıdır. At kendini taşır ve sağrısı ile arka dirseklerinden destek alır. Esnek ve enerjik ileri hareketleri, uzun fuleleri, kavisli ve yaylanan sırtı bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

 

At Irkları 'nın 3. sayfası için tıklayınız...

 

 

 

 

Kaynak : atkolik.com

Kralasoka Patimize Teşekkür Ederiz...

sempativet.net - 2006

 

 

 

 

 

 

 

 





 

  Üyelik Bilgileriniz Üyelik
 
Kullanıcı Adı :
Şifre :
Beni Hatırla !
 
YENİ ÜYE KAYDET

 

   Arama Site İçi Arama
 

 

   Bilgi Ansiklopedisi
  4 Hayvan Haklarına Aykırı Davranan Petshop ´ların Denetimi ve Şikayet Mercii
4 Hayvanların Kulak ve Kuyruklarının Kestirilmesi Suçu ve Yaptırımları
4 Kelebekler Bir Gün mü Yaşar?
4 Kaplumbağlar İçin Güneş...
4 Kedilerin Kan Testi Değerleri Ne Anlama Geliyor?
4 Kedilerde Cisim Yutma
4 Kedilerin Sivilcesi Olur mu? Kedilerde Akne, ve Akne Bakımı
4 Yetim Bir Yavru Kediye Anne-Baba Olmak
4 Garip Bir Dost...
4 Tavşanlarda Çifleştirme Hakkında Genel Bilgiler
 
   Sempatik Anket Anket
 
Sizin Hayvanınız Hangisi ?

Köpek - Kedi ( 71993 - 48%)
Balık ( 23863 - 16%)
Kaplumbağa ( 18353 - 12%)
Tavşan ( 13802 - 9%)
Hamster - Kuş ( 19635 - 13%)



Katılım : 147646

[ Tüm Anketler | Sonuçlar ]

 
   Sayılarla Sempativet.net Sayılarla Sitemiz
 

Kayıtlı Üye : 262.000 +

Dostlarımız : 300 +

Kaybettiklerimiz : 25 +

Hayvan Irkları : 1.750 +

Hayvan İsimleri : 5.000 +

Makaleler : 750 +

Haberler : 350 +

Forum Mesajları : 800.000 +

Bilgi Yarışmaları : 650 +

Masaüstü Patileri : 500 +

Winamp Arayüzleri : 100 +

E-Card : 500 +

Oyunlar : 75 +

Canlı Yayınlar : 30 +

' + '  >> 'dan fazla..



 
   İstatistikler İstatistikler
.
 

Son 5 Üyemiz

 
  yabik
  Tavçanım
  ibrahim2770
  Berkay_911
  Mayka

Toplam Kayıtlı Üye :
263255


 
 

En Aktif 5 Üyemiz
   Üye Adı - Mesaj Sayısı

 
  [ duygusu - 5769 ]
  [ Veterinerim - 4358 ]
  [ Nightmare - 4246 ]
  [ cerentnc - 4174 ]
  [ oasis - 3769 ]


 
 

Bugün Doğan Patilerimiz

(Yalnızca, forumda en az 10 mesajı olanlar listelenir.)
22.07.2018 22:56:45

 
 

Doğum Gününüzü Kaydedin !

Sempativet.net | VETERİNER - SEMPATİ VETERİNER KLİNİĞİ - EN İYİ EVCİL HAYVAN SAĞLIĞI SİTESİ - Hayvanseverlerin Sitesi *** Türkiye 'nin 1 Numaralı Evcil Hayvan Portalı ! *** Sempativet.net - Sempati Veteriner Kliniği - 0332 233 43 83 - konya, veteriner, Sempati Veteriner Kliniği, sempati veteriner kliniği
Copyright © 2004 - 2018 Sempativet.net - SempatikSitem v11.0 (HighSecurity&CleanCode) - Proje : SertanK.com - Dikkat! Bu site bağımlılık yapabilir.


Türkiye 'nin 1 Numaralı

Hayvan Sağlığı ve Evcil Hayvan Sitesindesiniz !

SPAMGUARD


© www.sempativet.net - Tested Daily - 22.07.2018 22:56:45